14 Mart 2008 Cuma

Kafa Darbesi (Travma)

32 yaşında, mesleki açıdan başarısının zirvesinde, yaşamayı seven, sahip olduklarının değerini bilen bir iş kadını Lale hanım. Sabah işe giderken özel yapım makam aracının sol arka koltuğunda günlük gazetelere göz atıyor. Yolunu kesen yaya nedeniyle araç ani fren yapıyor. Başını ön koltuğun yumuşak başlığına çarpıyor. Bir kaç saniyelik yaşanan şaşkınlık ardından "iyi" olduğu söylüyor ve yola devam ediyor. Aynı gün ögleden sonra başlayan baş dönmesi nedeniyle hastaneye gidiyor. Beyin MRI dahil olmak üzere yapılan ayrıntılı sağlık incelemesi (check-up) sonucu normal olduğu, sabah yaşadığı kazanın önemsiz olduğu, son günlerde iş yorgunluğuna ve olasılıkla kulak içinde yeralan denge organının etkilenmesi sonucu baş dönmesinin olduğu, istirahat ile düzeleceği söyleniyor. 3 gün sonra kendisini daha iyi hisseden Lale hanım yoğun iş temposuna tekrar geri dönüyor.
1 ay sonra isteksizlik ve başında boşluk hissi nedeniyle psikiyatriste görünüyor. 2 ay sonra regl düzensizliği nedeniyle kadın doğum uzmanına muayene oluyor. 3.ay içinde başdönmesi, isteksizlik, halsizlik, uyku bozukluğu, başında boşluk hissi, dikkatini yoğunlaştıramama, gözlerde sulanma, çabuk yorulma yakınmaları sonucu depresyon tanısı ile antidepresan ilaçlar kullanmaya başlıyor. İş başarısı olumsuz etkileniyor. Geçici olarak işten ayrılıyor. Zaman zaman kendini iyi hissetse de dikkatini toplama ve sürdürmede zorluk nedeniyle 3 ay önceki verimini yakalamakta zorluk çekiyor.
Ahmet 27 yaşında. Son aylarda nedenini anlamadığı kadar sinirli. “Kendimi bildim bileli sinirliyim aslında” diyor. “Ama neden son zamanlarda bu durum çok arttı. Sevdiklerimi haksız yere kırıyorum. Olmadık yerde ani çıkışlar gösteriyorum”. Ali bey 6 ay önce mühendisliğini yaptığı şantiyede başına kalas düşmüş. "Aslında bir şey olmadı" diyor. Zaten çekilen tomografi de normalmiş. "2 gün başım ağrıdı, o kadar" diyor.
Erdem 10 yaşında, "arkadaşlarıyla sürekli kavga eden, çok sinirli, geçimsiz, ders çalışmayan bir çocuk oldu" diyor annesi. "Oysaki yaz tatili başlamadan önce oğlum kuzu gibiydi, çok iyi bir çocuktu, dersleri çok iyiydi, yaz tatilinde birden huyu değişiverdi". Erdem tatilde bisikletten düşmüş ve başının sol yan tarafını kaldırıma çarpmış. "Çekilen filmler normal çıktı, bir şeyi yok diye gönderdiler" diyor annesi.
Ziyarete gelen meslektaşım 70 yaşında ve 45 yıldır astım hastası. "Ailede hiç astım yok neden beni buldu bu bela" diye söylenirken, hiç kafa darbesi alıp almadığını soruyorum gençliğinde. Hemen atılıp "yok" diyor. Ama gerçek yanıtı 1 gün sonra telefonla aradığında söylüyor. "İlk astım krizinden 1 ay önce araba kazası yapmıştım. Kafamı direksiyona çarptım. Okuduğum bir tıp kitabında astımın kafa darbesi sonrası ortaya çıkabileceğini yazıyordu. Tabi o zamanlar önemsememiştim. Gerçek olsa bile yapılabilecek bir şey yoktu"
50 km. sabit hızla giden aracın birden durması ile beden durur, kafa durur ama beyin duramaz. Kendi kafatası içine çarpar.(şekil) Kafatası içi, dış yüzeyi gibi düzgün olmayıp çeşitli kemik çıkıntıları bulunur.(şekil) Kafanın ivmeli hareketleri sonucu beyin bu çıkıntılara çarpar ve dokuda duyarlılık oluşturabilir.
Örneklerden de anlaşılacağı gibi önemli olsun ya da olmasın alınan tüm kafa darbeleri beyni etkiliyor. Darbenin etkisinin ne olacağı darbenin şiddetinden öte, darbe alan beynin özellikleriyle ilgili olduğu söylenebilir. Çünkü her darbe alan beyin yakınma yaratmıyor ya da çok küçük bir darbe beklenmedik olaylara yol açabiliyor. Sonuç olarak tirilyonlarca ağ ile birbirine bağlanan milyarlarca beyin hücresinin her kişide yarattığı, kişilik, duygu, düşünce ve davranış özellikleri birbirinden farklıdır. Bu nedenle yaşamış olan ve yaşayan insanlar tam olarak birbirine benzemez. Beynin bu karışık özelliği nedeniyle her alınan darbenin etkisi, her insanda farklı sonuçlar doğuracaktır. Farklılığı yaratan önemli bir neden, darbe öncesinde var olan beyin çalışma duyarlılıklarıdır. Duyarlılıkların her insanda farklı özellikler içermesiyle kişilik farklılıkları ortaya çıkar. Grinin tonlarına benzetebileceğimiz bu duyarlılık farkları, ton karardıkça hastalık, ton rengi açıldıkça normal kişilik özellikleri ortaya çıkardığını söyleyebiliriz. İşte, alınan kafa darbeleri var olan ton rengini karartarak beyin çalışma özelliklerini hastalık boyutuna sokabilir ya da açık tonlarda olan duyarlılık derecelerini koyulaştırarak duyarlı kişilik özellikleri geliştirebilir.
Darbe alınan bölgenin özelliklerine göre, yakınmalar çeşitlilik gösterebilir. Çoğunlukla alın (prefrontal) ve şakak (temporal) bölgelere alınan darbeler sonucu duygu, düşünce, davranış ve bedensel yakınmalar ortaya çıkar.
Alın-beyin ön bölgesi (prefrontal korteks-PFK), ıbeynin yönetim merkezidir. Zaman yönetimi, yargılama, planlama, düzenleme, davranış kontrolü, ayrıntılı düşünme ve etkiye gösterilen tepki (dürtü kontrol) düzenlenmesi bu bölgede gerçekleşir. Nerede, ne şekilde tavır ve davranışlarımızın olabileceği, amaca ulaşmak için gereken davranış modeli, işin oluşması için gereken yönetim şekli, olgun ve etkili kişilik özellikleri bu bölgede şekillenir. Neyi, nasıl, ne şekilde söyleyeceğimize karar verir. Dengeli davranmamızı, iş ve sosyal deneyimlerin sentezini yaparak alternatifleri doğru saptamamızı sağlar. Örneğin iyi çalışan bir prefrontal bölgeniz varsa, eşinizle olan bir tartışmayı kolaylıkla tatlıya bağlayabilirsiniz. Duyarlılık var ise davranışlarınız tartışmanın daha da büyümesine yol açacaktır. Kuyrukta bekleyemeyen sabırsız kişiye öndeki yerini veriyor ise sabırsız olanın PFK sorunu vardır, sırasını veren kişide ise iyi çalışan bir PFK. PFK sorunların çözümünde ve durum tespitinde size yardımcı olur. Düzenli aralıklarla satranç oynayanlar iyi bir beyin ön bölge işlevine sahip olabilirler. Hatalardan ders almamızı sağlar. PFK iyi çalışan hata yapmaz demek değildir ama hatalarını tekrarlamazlar. PFK iyi düzeyde olanlar elindeki işleri zamanında ve strese girmeden bitirirler. Sorunu olan ise işi son ana bırakır. Zaman darlığı nedeniyle aşırı strese girerler. Sorunu olmayan önceki deneyimlerinden işini zamanında yapmayı öğrenmiştir. Sorunu olan davranışlarını ve amaçlarını deneyimlerine değil anlık düşüncelerine göre gerçekleştirir. Bu nedenle sık hata yaparlar. PFK dikkati ve devamlılığı sağlar. Önemli duygu ve düşüncelere yoğunlaşmayı, önemsizleri süzmeyi gerçekleştirir. Kısa süreli hafızayı sağlamada ve öğrenmede bu özellikler çok önemlidir. PFK beynin diğer bölgelerine bilgi verir ve alır. Dikkatin sağlanması için diğer bölgelerden gelen bilgilerin alımını azaltır. Dikkat eksikliği ve/ya da hiperaktivite bozukluğunda bu işlev sağlanamaz. Dolayısıyla dış uyaranlar baskılanamadığından dikkat çabuk dağılır. Duyguların hissedilmesi ve ifadesi; mutluluk, hüzün, neşe, nefret ve aşk’ı daha ilkel bir yapı olan limbik sisteme aktarır. Sorun olduğunda duygu ve düşünceler ifade edilemez. Çünkü limbik sistem ile olan ilişki bozulmuştur. Düşünebilmek ve tavırları, tepkileri o ölçüde gösterebilmek PFK’in önemli işlevlerinden biridir. Eş seçimi, insan ilişkileri, çocuklarla ilgilenmek, para harcamak ve araba sürmek. PFK limbik sistemi baskılayıcı mesajlar göndererek duygularla değil mantıklı yönden karar verilmesini sağlar. Bu baskı ortadan kalkarsa limbik sistem baskın hale gelir ve depresyona meyil artar. (Limbik sistem; memeli canlıların eski beyin bölümlerinden biri olan sistem, deneyim ile kazanılan duyguların dışavurumunda görev alır)
Bellek, öğrenme, duygusal denge ve sosyalizasyon sağlama konuları temporal lob’da (TL) işlenir. Deneyimlerin ana merkezidir. Görsel ve işitsel belleğin işlendiği yerdir. Bunlar kişiliğin oluşması ve eyleminde temel taşlardır. Kim, ne ve nerede olduğumuzu ifade eden beyin bölgesidir.ıÜü Konuşmayı anlama ve işleme, orta ve uzun dönem bellek, dilin ve sözcüklerin oluşturulması, duygusal açıdan dengenin sağlanması, işitilen ve görülen verilerin depolanarak işlenmesi bu bölgenin verimli çalışmasıyla sağlanır. Konuşma dili, insan ilişkilerini sağlayan ve geleceğe yön veren önemli bir araçtır. Konuşulanları anlama, önemseme, içinde yer alan duygusallığı yorumlama, okuduklarımızın ve yeni bilgilerin yorumlanıp depolanması temporal lob da gerçekleşir. Uygun sözcükleri bulamamak, iletişimin sağlanamaması ve okuma zorlukları bu bölgenin çalışmasında bozulma olduğunda ortaya çıkar. Bize neşe veren ya da üzen anıların, hatalarımızın canlanması dolayısıyla özgüven sağlanması yada güvensizliğimizin oluşmasının kaynağıdır. TL’dan gelen bellek akımı ile tavır ve davranışlarımız şekillenir. Bu bölgenin çalışmasında çıkan sorunlar bellek bozukluğuna yol açar. Yaşantımızdaki başarı durumu belleğin tekrar tekrar işlenmesine ve değişmesine yol açar. TL sorunlu ise bu olay gerçekleşemediğinden bellekteki bilgiler yenilenemez, sabit kalır ve kişinin sabit fikirli olmasına neden olur. Temporal lobu bir olay ya da bir kişi hakkında bir zamanlar bir karar vermiştir. Sonradan gelen bilgiler o olay ya da kişinin değiştiğini belirtse de bu bilgiler işlenemediğinden eski kararı kalıcı olacak ve kararını ona göre verecektir. Duygusal denge kişiliğin özelliğidir. Günlük yaşamın iniş ve çıkışları duygusal yapımızı etkiler. İyi işleyen TL duyguların dengeli olmasını sağlar. Bozukluğunda duygu durum ve davranışlar etkilenir. İnsan yüzlerinin tanınması, konuşma tonunun ayarlanması, seslerin işitilmesi, müzik ve görsel öğrenmenin sağlanması. Sosyal ilişkiler açısından yüzleri tanımak, yüz ifadelerini değerlendirmek, konuşulanların yorumunu yapmak ve bunlara bağlı olarak yüz mimik ve dil ifadelerimizi belirlemek önemlidir. TL sorunlarında sosyal ilişkiler önemli ölçüde bozulur.
Prefrontal bölge duyarlılıkları sonucu gelişen yakınmalar;
Dikkatini uzun süre veremez, sabırsız- acelecidir, zamanı iyi kullanamaz, sorumsuzdur, çabuk parlar- ani tepkiler verir, beyni durur- düşünmekte zorlanır, dağınıktır- eşyalarını kaybeder, okul ve iş başarısı kararsızdır, hataları tekrar eder, çok ya da az konuşur, yerinde duramaz ya da çok hareketsizdir, tutumlu değildir, çok merhametli ya da acımasız, sınav gerginliği, düşünmeden konuşur, maymun iştahlıdır hayırdan anlamaz, sabah zor uyanır, okula gitmek istemez, verdiği sözleri tutamaz, eşek şakası onlara göredir, unutkandır, isteksizdir, sıkılgandır, tembeldir
Temporal bölge duyarlılıkları sonucu gelişen yakınmalar;
Unutkanlık, deja vu (daha önce bulunmadığı yerle ilgili bulunmuş hissi), Jamais vu (bildik yerleri tanıyamama), ara ara gelen ve nedensiz olan panik ve korkular, boşluğa düşme duygusu, kulağa gelen ses ve seslerin yorumlanması ile ilgili sorunlar ;çınlama, hışırtı, sinek uçması vb..,bazen anormal algı nedeniyle seslerin değişik işitilmesi), görme ile ilgili anormallikler;görme alanının kenarında gölge görülmesi, cisimlerin büyüklük yada şekillerinin yanlış algılanması, koku duyulması yada tadının hissedilmesi, deri üstünde böcek geziyor hissi..vb, okulda okumayı öğrenme zorluğu, sonradan gelişen okuma zorluğu, gergin kişilik hali (kolay sinirlenme, aklına nerden geldiğini bilmediği şiddet düşünceleri ve bunlardan dolayı korku ve tedirginlik yaşanması), hafif kuşkucu düşünce hali ( bu durum ılımlı paranoya olarak ifade edilebilir ve sizofreniyle ilgisi yoktur. Benim hakkımda konuşuyorlar, bana gülüyorlar gibi, sosyal ilişkileri olumsuz etkiler), saygısızlık ya da değer vermeme, yazma ya da konuşma sırasında sözcük bulmada zorluk, duygusal dengesizlik, dini düşüncelerde artış, sürekli ibadet etme, metafizik konularına aşırı ilgi, baş ağrıları, mide ağrıları, aşırı yazı yazma.
Sayılan her iki bölge anormallikleri, etkilenen beyinlerde farklı derecelerde ortaya çıkabilir. Kimi özellikler daha belirgin, kimi özellikler daha silik ya da olmayabilir. Bu özellikler yukarıda açıklandığı gibi, darbe öncesi beyin duyarlılık özelliklerine bağlıdır.
Son yıllarda ortaya çıkan bilimsel gerçekler beyin ön bölgesinin beynin geri kalan bölgelerini yönettiğini ve dolayısıyla bedenin bilinç dışı çalışan iç organ sistemini de yönettiğini ortaya koymuştur.* Bu nedenle kafa darbesi sonrası etkilenen beyin ön bölge özellikleri dolaylı olarak kan basıncı yüksekliği, astım, guatr, şeker hastalığı, mide ülseri gibi iç hastalıkların gelişmesine ortam hazırlamakta ya da bu hastalıklara neden olmaktadır.
Beyin çalışma özelliklerinin değerlendirilmesi metabolik olarak SPECT, PET, fMRI ile yapılabilir. Beyin çalışmasını doğrudan ölçen ve kantitatif analiz ile değerlendiren QEEG ile beyin duyarlılık haritası çıkartılır ve ayrıca kafa darbe ölçeği ile yakınmaların darbeye bağlı olup olmadığı öğrenilebilir. Şekillerde kafa darbe ölçeği olumlu sonuç veren kişinin QEEG görüntüleri yer almaktadır.
Tanı yöntemi olan QEEG aynı zamanda nöroterapi tedavisine de rehberlik eder. www.noroterapi.com internet sitesinden ayrıntılı bilgi edinilebilir.
Klinik uygulamalarda çok sık karşılaşılan ve yukarıda sözü edilen yakınmalarla ilgili olarak özellikle nöroloji, psikiyatri ve beyin cerrahı hekimlerinin konu üzerinde yeterince durmadıkları bilinmektedir. Ayrıca sözü edilen tanı ve tedavi yöntemleri henüz ülkemizde, üniversitelerde bile yeterince yaygınlaşmamış olduğu görülmektedir. Bu nedenlerden dolayı kafa darbesine bağlı yakınmaları olan hastalar çoğunlukla kafa darbeleri konusunda sorgulanmadıklarından anksiyete, kişilik bozukluğu gibi geleneksel psikiyatrik tanılar almakta ve psikiyatrik ilaç tedavisi yöntemlerinden fayda bulamamaktadırlar.
Dr Güçlü Ildız
Nöroloji Uzmanı
*Cerqueria JJ, Mailliet F., J Neurosci. 2007 Mar 14;27(11):2781-7
*Julıan F. Thayeresther Sternberg Annals Of The New York Academy Of Sciences Volume 1088 November 2006
*Bruce S McEwen Ph.D Allostasis and Allostatic LoadNeuropsychopharmacology (2000) 22 108-124
*Wayne c. drevets Prefrontal Cortical-Amygdalar Metabolism in Major Depression, Annals of the New York Academy of Sciences 877 (1), 614–637
*Hardy SG, Anatomical data supporting the concept of prefrontal influences upon hypothalamo-medullary relaysNeurosci Lett. 1994 Mar 14;169(1-2):17-20.
*J. Lorenz, S. Minoshima, K. L. Casey The role of the dorsolateral prefrontal cortex in pain modulation Brain, Vol. 126, No. 5, 1079-1091, May 2003

1 yorum:

fatih dedi ki...

slm benim de sağ tarfımdan aldığım kafa darbesi sonucu hiç geçmeyen zaman zaman şiddetlenen bir dengesizliğim var. Bunun yanında bazen göğüs ağrısı, kalp çarpıntısı gibi şikayetlerimde oluyor. Bunların hepsi kafama aldığım darbeden kaynaklandığını biliyorum. Gitmediğim doktor kalmadı yaptırmadığım flim tahlil kalmadı eeg dışında sizin yazınızdada olduğu gibi beynin çalışma özzellğinde alınan darbeler sonucu farklılık gösterebiliyor acaba bu konuda önerceğiniz bi tedavi mevcutmu veya size muayene olmamız gerekrmi.